Çok Kişilik Hayal, Tek Kişilik Final

Mehmet Öztas
Çok Kişilik Hayal, Tek Kişilik Final


Hayatta her şey yolunda gidiyordu. At yarışına hazırlanan tay misali, hazırlık aşamasında yol alıyorduk zaman içerisindeki bir sınava. İki kişilik koşuşturmaya birlik olmaya hazır olduğumuzu sanıyorken, tökezledik savrulduk sağa sola. Öyle savrulmuşuz ki, uçsuz bucaksız bir sessiz çığlık bürüdü üzerimizi…
                Üzerimizdeki tozları silkelemenin derdine düşmüşken, farkında bile olmadan birbirimizi silkmişiz hayatımızdan. İki kişilik başlayan bu maraton, ayakta kalıp dimdik bu yarışı bitirme derdi oluvermiş birdenbire. Ya küllerin arasında yok olacaktın ya da hayata sımsıkı tutunup başaracaktın. Başka alternatif yok. Küllerin altında kalmak yerine, sımsıkı tutunup sahip çıktım koşuma. Hedef belli, iki kişilik darmadağın güzergâha sahip yolda tek kişilik final yapmalıydı bu beden. Zaman akıp geçmiş, yolculuk bitmişti. Günler aylara erişmiş, yolculuk ödüle dönüşmek üzereydi.
                Birdenbire bir mesaj belirdi telefonun ekranına. Maraton sonucu soruluyor. Öyle ya ganyanda da atın durumu sorulmaz, eğer o spora gönül vermediyseniz. Sakatlanan at uyutulur daha fazla acı çekmesin diye. Bu bile yürek burkar, üzer insan olanı. Sizin için sadece kazanç önemliyse bunun bir anlam ifade etmesi de beklenemez şüphesiz.
                Birazcık da olsa insanlık kırpıntısı varsa içinizde; gönül verin, değer verin, ya da rahat verin…

Mehmet Öztaş

öncekİ
« Önceki
Sonrakİ
Next Post »